6 Haziran 2024 Perşembe

EN İYİ "DC" SÜPER KAHRAMAN FİLMLERİ

 EN İYİ "DC" SÜPER KAHRAMAN FİLMLERİ






6. SUPERMAN II – RICHARD LESTER – 1980


Film çekiminin önemli bir kısmı tamamlanmışken, yönetmen Donner ile yapımcı Salkind ailesi arasında çıkan tartışma sonucu ruhu büyük ölçüde değişerek Richard Lester’ın elinde biraz daha komedi unsurlarının ağırlıkta olduğu bir filme dönüşen serinin ikinci filmi. Bundan sonra giderek kötüleşen iki devam filmi daha yapıldı ki, özellikle dördüncüsü evlere seza.


Bu filmin Donner’s Cut versiyonunu da seversiniz.








5. BATMAN BEGINS – CHRISTOPHER NOLAN - 2005 


Batman serisini şanına yaraşır şekilde tekrar canlandıran Nolan üçlemesinin ilk filmi. 


Batman/Bruce Wayne’nin çok iyi bilinen orijin öyküsüne yeni tatlar katıp; protagonistin yolculuğunu çok iyi bir şekilde aktaran, sağlam bir macera filmi karşımızdaki. 


Muhteşem kadronun tek sırıtanı başrol aktrisi, muhtemelen o zamanki kocası Tom Cruise’un torpili ile oynayan Katie Holmes. Zaten ikinci filmde değiştirildi. 







4. BATMAN RETURNS – TIM BURTON - 1992


İlk filmden daha karanlık bir atmosfer yaratarak, ilk filmdeki eşsiz Jack Nicholson’un (Joker) eksikliğini aratmayan bir Penguen (Danny DeVito) ile daha iyi bir devam filmine imza atmış Tim Burton.


Keşke seriye de devam edebilseydi de, Joel Schumacher’in yapılmış en kötü Batman filmleri ile sonuçlanmasaydı seri 90 larda.






3. SUPERMAN – RICHARD DONNER – 1978


Kaliteli çizgi roman uyarlaması yapılabileceğini ilk defa kanıtlayan, çığır açıcı ve öncü bir film.


Bir çizgi roman adaptasyonu için yapılmış ilk büyük bütçeli film, her yönüyle başarılı oldu. O dönem bir çizgi roman uyarlamaları furyasına yol açmadı ama maalesef. 







2. WATCHMEN – ZACK SNYDER - 2009


DC, bir ABD şirketi olduğu için listemin tek İngiliz orijinli çizgi romanı. Çizgi romanın dahi yazarlarından Alan Moore’un yaratısı Watchmen, 1986 yılında yayınlanmıştı ve Nixon’un hala başkan olduğu, ABD’nin Vietnam Savaşı’nı kazanarak Vietnam’ı 51. Eyaleti yaptığı alternatif bir 1985 yılında geçiyordu.


Çizgi romanın enfes kara mizah dozunu biraz kaybetse de, mümkün olduğunca sadık bir uyarlama yapmış Snyder. Sadece bazı kasting kararlarının yanlış olduğu söylenebilir.







1. THE DARK KNIGHT – CHRISTOPHER NOLAN - 2008 


Sadece tüm zamanların en iyi DC filmi değil, aynı zamanda sinema tarihinin en iyi çizgi roman uyarlamalarından biri.


Bunda asıl kahraman Batman’den rahatça sahne çalarak, Oscar kazandığını bile göremeden genç yaşta talihsizce ölen Heath Ledger’ın Joker’inin payı çok büyük.


Üçlemelerde 2. filmin en iyi film olduğu çok ender örneklerden biri. 




3 Mayıs 2024 Cuma

EN İYİ ZOMBİ FİLMLERİ

 


EN İYİ ZOMBİ FİLMLERİ





6. 28 DAYS LATER – 28 GÜN SONRA - İNGİLTERE - 2002


Danny Boyle ustanın korku janrındaki tek filmi. İyi düşünülmüş, tıkır tıkır işleyen; zeki ve eleştirel yönü neredeyse korkutucu yönüne ağır basan bir modern zombi klasiği. Hızlı hareket eden zombi filmlerinin öncülerinden. 


21. Yüzyılın başında bir virüsle yanıp kavrulan İngiltere’yi son derece gerçekçi bir şekilde aktarmış. Günümüzün oscarlı oyuncusu Cillian Murphy’yi dünyaya tanıtan film.






5. [REC] – İSPANYA – 2007


Tüm zamanların en iyi “buluntu film (found footage)” filmlerinden biri. Tüm filmin tek bir binada geçmesi de etkisini artırıyor. Üç devam filmi, iki de ABD yeniden yapımı çevrildi ama hala en iyisi bu. 


Dur duraksız bir korku festivali olan filmin çok çarpıcı bir finali var. Avrupa’dan çıkmış en iyi korku filmlerinden. Jaume Balaguero-Pazo Plaza ikilisinden.






4. EVIL DEAD II – ABD - 1987


Sam Raimi’nin harika üçlemesi “Evil Dead Trilogy”sinin en iyi filmi. Korku ve komedinin bu kadar iyi harmanlandığı film çok azdır.


Kendi mitosunu yaratan film, mükemmel Raimi üçlemesinden sonra, İki film ve bir diziden oluşan bir dünya yarattı korku filmi severlere.






3. SHAUN OF THE DEAD – İNGİLTERE - 2004 


Edgar Wright’ın Cornetto Üçlemesinin çok komik, çok özgün açılış filmi.


Simon Pegg-Nick Frost ikilisinin TV’de başladıkları işbirliklerini çok parlak bir sonuçla beyazperdeye taşıdıkları ilk filmleri. Komediye ağırlık vererek hem  güldürüyor, hem korkutuyor.






2. NIGHT OF THE LIVING DEAD – YAŞAYAN ÖLÜLERİN GECESİ - ABD - 1968


Modern zamanların zombi filmlerinin öncüsü, her yönüyle devrimci bir film. Dünyayı 68 olaylarının, ABD’yi de ırkçı baskılara karşı halk protestolarının sardığı bir dönemde filmin başkahramanını siyahi yapmak o dönem için çok cesurca bir hamleydi. 


Düşük bütçeli siyah beyaz bir yapım olması günümüz izleyicilerine hitap etmeyebilir ama zamanın eskitemediği bir klasik. George A. Romero üstadın 40 yıla yaydığı 6 filmlik (ancak ilk 4’ünü tavsiye edebileceğim)  bir seriye dönüştürdü yönetmen sonra bu filmi.





1. TRAIN TO BUSAN – ZOMBİ EKSPRESİ - G.KORE - 2016


Güney Kore’de hızla yayılan bir virüsün zombileştirdiği insanlardan kaçma çabası içindeki bir baba kızın Seul – Busan treninde zombilere ve daha da ilginci idiğer yolculara karşı verdikleri hayatta kalma savaşı. 


Bir zombi filminden çok daha fazlası. Korku, aksiyon ve dramatizasyon açısından dört dörtlük bir film. 2020’de kötü bir devam filmi daha çevirdi aynı yönetmen.



19 Mart 2024 Salı

ZAFERİN RENGİ (ATATÜRK VE FENERBAHÇE)

 



ZAFERİN RENGİ


Abdullah Oğuz’un yönetiminde Fenerbahçe’nin futbolcusu, antrenörü ve başkanı olmuş Galip Kulaksızoğlu rolünde Kubilay Aka, Mustafa Kemal rolünde Yiğit Özşener ayrıca Gülper Özdemir, Nejat İşler, Timuçin Esen gibi oyuncular her Türk’ün çok iyi özümsemesi gereken bu epik ve  gerçek hikayeyi hakkıyla yansıtmışlar.


Film, 1918-1923 arası Fenerbahçe’nin Kurtuluş Savaşı’na katkıları çerçevesinde bir halkın emperyalizme ve köleliğe karşı sergilediği direniş, başkaldırı ve özgürlüğe kavuşmasını anlatıyor.


Sizler FB'li olmayabilirsiniz ama O ve Onlar FENERBAHÇE'LİYDİ. Sizler işgal kuvvetlerinin cephaneliklerinden çalınan silahların Karadeniz’deki limanınıza Fenerbahçe’nin kayıkhanesinden gönderildiğini; vatanın kurtarılmasında aktif rol oynayan bir şahlanışın simgesi olduğunu unutabilirsiniz Fenerbahçe’nin ama…


Kurtuluş Savaşı’nda İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanı General Harrington’ın arabasını çalıp Mustafa Kemal’e hediye eden futbolcu-casuslar


Balıkçılık bahanesi ile İngilizleri kandırıp Anadolu’ya silah kaçıran sporcular


Hepsi Fenerbahçe’liydi.


Harrington, “Kurtuuş Savaşı’nı desteklediği için” 70 gün kapattığı Fenerbahçe’nin yeniden açılması kararını imzalarken şöyle diyordu : 

“Bu ne tuhaf bir millet! Ülkelerini işgal ettik bu kadar tepki göstermediler. Fenerbahçe'yi kapattık hepsi ayaklandı.” 


Fenerbahçe sadece bir futbol kulübü değildir. 


Fenerbahçe, özgürlük mücadelesi vermiş bir ulusal teşkilatın adıdır. Fenerbahçe, emperyalizme karşı verilen ilk bağımsızlık savaşının aktif katılımcısı, emperyalist kuşatmayla çevrilen bir ulusun moral kaynağı, umut ışığıdır. 


Gazi Mustafa Kemal’in gönül verdiği Fenerbahçe, o’nun önderliğinde gerçekleşen Kurtuluş Savaşı’nın sarı-lacivert rengidir. Zaferin rengidir.


3 Mayıs 1918. M.Kemal’in Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı başlatmasına 1 yıl var. Kadıköy’e geldiğinde evinde kaldığı dostu vatanperver M. Sabri’nin (Toprak) başkanlığını yaptığı Fenerbahçe’yi ziyarete gelir.

 

Fenerbahçe'nin Anadolu'ya silah ve insan kaçırmasının esasları bu görüşmede kararlaştırılır. Ayrıca, asıl iştigal sahası olan futbol maçları üzerinden de İngilizlere sahada da unutulmaz tokatlar atılacak ve halka moral verilecektir.


Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş tapusu olan Lozan’dan “İkinci Adam” İsmet İnönü’nün takip edip (büyük yurtsever ve tabii ki Fenerbahçeli Ali Naci Karacan aracılığı ile), kutladığı Haziran 1923’teki İşgalci emperyalizmin kıçına son tekmeyi vurmak en büyük düşmanlarından Fenerbahçe’ye nasip olmuştur.


Bu ülkenin son 7 yüzyılda yaşadığı son işgalde canını, kanını, malını, terini, arzusunu, savaşını, futbolunu katarak bize bu vatanı geri kazandırmada önemli roller oynayan tüm FENERBAHÇELİLER'e sonsuz teşekkürlerimizle.




Not : En başta Sinan Meydan’ın “Kurtuluş Savaşı’nda Atatürk ve Fenerbahçe” kitabı olmak üzere, yakınlarda kaybettiğimiz Ergun Hiçyılmaz’ın “Kurtuluş Savaşı Yıllarında Fenerbahçe (Benim Adım İsyandır)”, Barış Kenaroğlu’nun “Atatürk ve Fenerbahçe” olmak üzere bu konuda yazılmış tüm kitapları öneririm.








19 Şubat 2024 Pazartesi

ATATÜRK II (1881-1919)




ATATÜRK II


Disney + platformunun, Koskoca Türkiye Cumhuriyeti’nin seksen küsur yıldır yapamadığı bu eşsiz dehaya yakışır bir Atatürk dizisi yapma projesine soyunması on yıllardır beklediğimiz çok iyi bir haberdi.


Ancak halen net olmayan sebeplerle dizi formatından son anda çıkartılıp, iki bölüm halinde sinemalarda yayınlanmaya karar verilmesi ülkemizde son derece haklı tepkiler doğurdu. ABD’deki Türk düşmanı odakların bu dizinin dünya çapında dağıtımını engellemesi bizim bir ayıbımızdır. 


Bu projeyi dizi formatında görmek isterdim. Ancak, o olasılık rafa kalkmış durumda.


Aras Bulut İynemli, rolünün altından büyük bir başarı ile kalkmış. Mustafa Kemal olduğuna inandırıyor sizi. Sarp Akkaya da Enver Paşa rolünde iyi. 


Ancak, yardımcı oyuncuların bu seviyede olamayan performansları ise bu filmde daha çok gözüme battı. Atatürk’ün yaşı ilerledikçe annesi ile çeyrek asırlık yaş farkı adeta ortadan kalkmış. Songül Öden bir an bile 60 küsur yaşında bir kadın olduğuna inandıramıyor sizi.

İlk filmde de inandırıcı değildi ama bu filmde iyice ayyuka çıkmış bu durum.


Ayrıca, Liman VonSanders başta olmak üzere yabancı karakterler fazlaca sırıtıyorlar.


Senaryo ve kurgu yine çok iyi ama kusursuz değil. Mustafa Kemal’in Enver Bey ile çekişmesi tarihin yazdığından biraz daha ateşli bir şekilde tasvir edilmiş dramatik etki açısından.


Kostüm ve setler yine harika.


Savaş sahneleri, Atatürk’ün kâbus sahneleri çok iyi çekilmiş, çok ustaca kurgulanmış.


Ata’mızın ansiklopedilere sığmayacak hayatının ilk 38 yılından, ilk filme göre daha kurgusal bütünlükte kesitler veren bu filmi kaçırmayın. Pişman olursunuz. Sinemada seyredilmesi gereken bir film.


Filmin tek eksisi, Türkiye için üretilmiş olması. Yabancı seyircilerin, hatta Atatürk’ün hayatını iyi bilmeyen cahil bir vatandaşımızın bile anlayamayacağı inceliklerle dolu. 


İlk defa Ata’mızın şanına yaklaşan bir film yapılmış. Mutlaka gidip, sinemada seyredin. En az bir kez. 


Bir kez daha kendi adıma anladım ki, kısa sayılacak bir yaşama bu kadar büyük devrimler, atılımlar sığdıran bu dehanın hayatı en azından 10 bölümlük bir dizi olmalıydı.


Filmin Mayıs 1919’daki finali hem gözünüzden yaş getirecek, hem de sıcak bir gülümseme armağan edecek size.


Böyle bir ülke ortamında devamı gelmeyecek bu projenin ilkini 1.6 milyon kişinin seyretmesi;  ikincisini ise 600 bin kişinin bile seyretmemesi, Disney’in bize yaptığından daha büyük ve her zamanki gibi kendi kendimize yaptığımız bir ayıp.


“Mesuliyetin yükü ölümden ağırdır”


SinemAdem iyi seyirler diler.







9 Şubat 2024 Cuma

YARIM ASIRLIK HAZİNELER  – 1974’ün EN İYİ 7 FİLMİ











7. ZARDOZ  (İNGİLTERE)


Sean Connery’nin üzerine yapışan James Bond aktörü imajından kurtulma çabalarından. Özellikle kıyafeti ile grotesk bir görüntü çizmesine rağmen bu distopik bilim kurgu, usta yönetmen John Boorman’ın yönetiminde sürpriz finalinin de etkisiyle tam bir şölene dönüşüyor.







6. ENDİŞE   (TÜRKİYE)


Senarist -Yönetmen Yılmaz Güney’in en iyi filmlerinden. Çukurova’nın cehennem sıcağında pamuk tarlalarında köle gibi çalıştırılan emekçilerin hikâyesi. Bir tanesi de bir yandan kan davası belasından kaçmaya çalışıyor.


Fakir emekçiler için hayat, hiçbir zaman kolay olmaz. Bol ödüllü film bunu realist bir şekilde aktarıyor. 


Güney, bu filmin Adana’daki çekimi sırasında bir yargıcı öldürüp, hapsedildiği için filmi yardımcısı Şerif Gören tamamlamıştı. 









5. THE CONVERSATION   (ABD)


1974, F.Ford Coppola’nın en muhteşem yılı. 


Kusursuz bir başyapıt olan Baba II ile aynı sene vizyona çıkmış bu ağır işleyen ama bol gerilimli filmde Gene Hackman döktürmüş. 


Film, Cannes Film Festivali büyük ödülünü kazanmış.








4. YOUNG FRANKENSTEIN   (ABD)


1974, komedinin büyük ustası Mel Brooks’un da zirve yılı. Bu ayrıksı siyah beyaz komedinin yanı sıra bir üst sırada bizi western parodisi bekliyor.


Komedi janrının parodi alt başlığında rakipsiz olduğunu kanıtlıyor üstat Brooks. 








3. BLAZING SADDLES   (ABD)


Mel Brooks ustanın kelimenin tam anlamıyla “dördüncü duvarı” yıktığı, Brechtyen komedisi. 


Western janrının tüm klişelerine takla attırırken; gülmekten yerlere yuvarlatan bu western parodisi üstadın en iyi işi.








2. HABABAM SINIFI (TÜRKİYE)


Rıfat Ilgaz üstadın ölümsüz eserinden unutulmaz Ertem Eğilmez başyapıtı. Senaryo Umur Bugay’a ait. Çoğu seride olduğu gibi bu seride de en iyi film, ilk filmdir. 


Gülmekten yerlere yatırır ama bazı küçük anlarda da gözünüzden birkaç damla yaş getirir. 


Sonradan hepsi efsaneleşecek kadrosuyla bu “ anlatılmaz / yaşanır “ komedi klasiğini 5 kereden az izlemiş olan bizden değildir.







1. GODFATHER PART II   (ABD)


Sinemada devam filminin, ilk filmden daha iyi olduğu ender örneklerden.


İlk “Baba” filminin asla klasik bir başyapıt olmasını engellemeyen ufak tefek kusurlarının hiçbiri bu filmde yok. Bunda F.Ford Coppola’nın senaryo yazımında romanın yazarı Mario Puzo’ya ilk filme göre daha çok destek vermesinin rolü olabilir.


200 dakikalık (3 saat 20 dk) epik güzellemenin bitmesini hiç istemiyorsunuz. 


1990’daki gecikmiş devam filmi bir hayal kırıklığı ondan uzak durun. Hep ilk iki filmi seyredin.





EN İYİ 9 KEDİ FİLMİ

  EN İYİ 9 KEDİ FİLMİ     9. THE CAT RETURNS              (Japonya - 2002)               Dünyanın en büyük animasyon ustası Hayao ...