en iyi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
en iyi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ağustos 2026 Pazartesi

 

EN İYİ ŞENER ŞEN  FİLMLERİ :


1. ZENGİN MUTFAĞI – BAŞAR SABUNCU - 1988
 
Bana göre Türk Sinemasının en başarılı birkaç filminden biri, belki de birincisi.
 
Zamanında gişe anlamında Türk Sinemasının çöküş yıllarında olduğu için ses getirmemişti. Günümüzde muhtemelen yumuşatılarak, ilk kaynağı olan tiyatroya geri dönmüş.
 
Yukarıdakiler- Aşağıdakiler konseptinin harika bir trajikomik aktarımı.
 
 
2. EŞKIYA – YAVUZ TURGUL - 1996
 
Yavuz Turgul-Şener Şen işbirliğinin en başarılı örneği. İnsanları tekrar yerli filmlerle barıştıran çığır açıcı bir film.
 
Kadrodaki iki şarkıcı hariç tam bir oyunculuk gösterisi.
 
Eşkıya Baran’ın yarı fantastik öğelerle bezeli yürek burkan öyküsü aynı zamanda temposu, diyaloglarıyla Türk sinemasının başyapıtlarından bir filme konu oluyor.
 
 
3. KİBAR FEYZO – ATIF YILMAZ – 1978
 
Osman Şahin’in bir hikayesinden Yeşilçam’ın efsane aktör-senaristlerinden İhsan Yüce’nin senaryosunu yazdığı film, nahına mılına vuran harika bir toplumsal taşlama. Ağa Şener Şen’in sömürdüğü köylüsü Kemal Sunal ile ilişkisi evlere seza bir seyirlik.
 
Bir Arzu film komedi klasiği. Bu ekolün belki de en politik göndermelerle dolu olan filmi.
 
 
4. ZÜĞÜRT AĞA – NESLİ ÇÖLGEÇEN - 1985
 
Feodalizmin "ben ağayım" diye gezen liderlerinin, lüks makam arabaları yerine metropolün "haydi domates" diye bağıran acımasız pazarlarında nasıl birer zavallıya dönüşebileceğinin en trajikomik kanıtıdır.
 
Kendi köyünde borç batağında yüzerken bile babasının şımarık otoritesini sorgulamayan bu haşmetli ağa, büyük şehre adım atar atmaz holding patronu edasıyla girdiği esnaflık sektöründe, çiğ köfte tezgahına kadar gerileyerek kapitalizmin en acımasız mizahına kurban gitmiştir.
 
 
5. NEŞELİ GÜNLER - ORHAN AKSOY - 1978
 
Adile Naşit-Münir Özkul’un en verimli işbirliği.
 
Turşu suyunun nasıl daha iyi yapılacağından ortaya çıkmış trajikomik durumların yürek burkan nefis komedisi.
 
Şener Şen’in (Ziyaaa!) de başrole oynadığı, resmen rol çaldığı komedi klasiklerimizden.
 
 
6. SÜT KARDEŞLER - ERTEM EĞİLMEZ - 1976
 
H.Rahmi Gürpınar’ın Gulyabani eserinin serbest bir uyarlaması film, Kemal Sunal ve Şener Şen’e eşlik eden dev kadrosu ile tipik bir Arzu film komedi klasiği.
 
 
7. HABABAM SINIFI SINIFTA KALDI - ERTEM EĞİLMEZ - 1976
 
Rıfat Ilgaz’ın eserinden serbest uyarlanan serinin ikinci filmi. Eğilmez, ilk dört filmde olduğu gibi kaptan köşkünde. Senaryo Sadık Şendil’in.
 
1976-1981 arası toplam 9 filmde beraber oynayan Kemal Sunal – Şener Şen ikilisinin beraber çevirdikleri ilk film olmasıyla da önemli. Tam 30 hafta vizyonda kalmış.
 
 

13 Mart 2026 Cuma

YARIM ASIRLIK HAZİNELER – 1976’nın EN İYİ FİLMLERİ

 

YARIM ASIRLIK HAZİNELER  – 1976’nın EN İYİ FİLMLERİ

 

 

 

1. TAXI DRIVER  (MARTIN SCORSESE / ABD)

 

Travis Bickle (Robert DeNiro), yalnızlığın insana neler yaptırabileceğinin sinematik kanıtıdır. Film, bu sorunun cevabını aynada kendiyle kavga eden bir adamla verir.

Scorsese, şehrin pisliğini temizlemek için süpürge değil, travmalı bir Vietnam gazisi kullanır; sonuçta ortaya çıkan şey hem rahatsız edici, hem de tuhaf biçimde ikna edicidir. Sinemanın en karanlık içsel dönüşüm hikâyelerindendir.

 

 

2. ROCKY  (JOHN G. AVILDSEN / ABD)

Rocky Balboa, kelimelerden çok yumruklarını konuşturanların sinemadaki onurlu temsilcisidir.

Film, “imkânsız, ulaşılabilir midir?” sorusuna minimalist diyaloglar ve bol terli antremanlarla cevap verir. Önemli olan şampiyonluk değil, nasıl ayakta kaldığınızdır.

Stallone’nin yazıp, oynadığı Rocky, motivasyon konuşmalarını kum çuvalına doldurup, pata küte girişen bir klasiktir.

Daha sonra 9 filmlik bir film serisine dönüşmüştür.

 

 

3. THE OMEN     (RICHARD DONNER / ABD)

 

The Omen, “çocuğumuz biraz huysuz ama” diye başlayan ebeveynliğin nasıl felakete çıkacağını anlatır.

Film, masumiyetle şeytaniliği aynı bebek arabasına koyup seyirciyi huzursuz bir gezintiye çıkarır. Her köşe başında kötü bir alamet, her bakışta kozmik bir tehdit vardır.

The Omen, çocuk haylazlığının gotik dehşet boyutunda beşikte sallanması gibidir. Daha sonra birçok devam ve öncül filmi çevrildi ama en iyisi bu.

 

 

4. HABABAM SINIFI UYANIYOR           (ERTEM EĞİLMEZ / TÜRKİYE)

 

Rıfat Ilgaz’ın ölümsüz eserinden. Senaryo Sadık Şendil’in. Serinin üçüncü filmi.

 

Gülmekten yerlere yatırır ama bazı küçük anlarda da gözünüzden birkaç damla yaş getirir.

 

Efsane kadrosuyla (artık Tarık Akan’sız) bu “ anlatılmaz / yaşanır “ komedi klasiğini 5 kereden az izleyen bizden değildir (!).

 

 

5. BEŞİNCİ MÜHÜR   (ZOLTAN FABRI / MACARİSTAN)

 

Beşinci Mühür, bir meyhanede başlayan sıradan bir sohbetin nasıl ağır bir vicdan sınavına dönüşebileceğini anlatır.

Film, seyirciye rahat koltukta otururken rahatsız edici sorular sormayı görev edinir: “İyi olmak mı, hayatta kalmak mı?”

Cevaplar kolay değildir, çünkü burada kahramanlık sloganla değil, bedelle ölçülür. Beşinci Mühür, kendi içine bakmaya cesareti olanları ödüllendiren sert ama dürüst bir tokattır.

 

 

6. SÜT KARDEŞLER (ERTEM EĞİLMEZ / TÜRKİYE)

 

 

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın eserinin çayır çimen serbest bir uyarlaması film, dev kadrosu ile tipik bir Arzu film komedi klasiğidir.

 

Türk sinemasının komedi klasiklerinden olan filmin ezbere bilinen sahnelerini hatırladığımızda bile gülümseriz.

 

 

12 Şubat 2026 Perşembe

En İyi Romantik Gerilim Filmleri

 

En İyi Romantik Gerilim Filmleri







1. REAR WINDOW – ARKA PENCERE - ALFRED HITCHCOCK – ABD - 1954

James Stewart’in tekerlekli sandalyeden kalkmadan oyunculuk dersi verdiği mizah sosu unutulmamış filmin yarattığı gerilimi de tıpkı kahramanımız gibi oturduğunuz koltuktan bile hissedeceksiniz. Tam bir sinema dersi, bir başyapıt.

Geleceğin Monaco Prensesi Grace Kelly de 25 yaşının tüm güzelliği ile iyi bir oyun vermiş.

 



2. THE HANDMAIDEN – HİZMETÇİ - PARK CHAN-WOOK – G.KORE - 2016

Auteur yönetmenin erotizm, entrika ve sınıf çatışmasını ustaca iç içe geçirdiği film, izleyiciye sürekli sürprizler yapan bir yapıda ilerliyor.

Filmin görselliği ve dönem atmosferi son derece çarpıcı; ancak filmin bazı bölümlerinde tempo düşüyor. Yine de son tahlilde, güçlü kadın karakterleri ve katmanlı anlatımıyla modern bir klasik.


 


3. GONE GIRL – KAYIP KIZ - DAVID FINCHER – ABD - 2014

Gerilim ustası David Fincher, medyanın, evliliğin ve “ideal çift” mitinin karanlık yüzünü soğukkanlı bir sinizmle irdeliyor.

Ben Affleck’in donuk oyunculuğuna karşın, Rosamund Pike’ın muhteşem performansı filmin asıl itici gücü ve karakterin psikolojik karmaşıklığını ikonik hale getiriyor.

Hikâye yer yer manipülatif ve abartılı hissettirse de, izleyiciyi rahatsız eden bu ton zaten filmin temel gücünü oluşturuyor.


 


4. VERTIGO – YÜKSEKLİK KORKUSU - ALFRED HITCHCOCK – ABD - 1958

Hitchcock’un psikolojiye en çok yaslanan filmlerinden biri. Yönetmenin fetiş aktörü James Stewart’ın bu takıntılı aşık rolüne kusursuz bir Hitchcock sarışını olan Kim Novak eşlik ediyor.

Sonu çok şaşırtıcı olmadığı halde, hipnotize edici bir film. Devrimci kamera hareketleri de işin şık cilası.


 


5. DOUBLE INDEMNITY – ÇİFTE TAZMİNAT - BILLY WILDER – ABD - 1944

Film noir’ın (kara film) temel yapı taşlarından biri olan Double Indemnity, kader, açgözlülük ve suçun kaçınılmaz bedeli temalarını son derece sıkı bir senaryo ve keskin diyaloglarla işliyor.

Barbara Stanwyck’in soğuk cazibesi ve Fred MacMurray’nin içsel çöküşü, karakterleri unutulmaz kılıyor. Bazı anlatım kalıpları bugün tahmin edilebilir gelse de, türün ruhunu bu kadar saf ve etkili yansıtan çok az film var.

 

6 . REBECCA – ALFRED HITCHCOCK – ABD - 1940

Daphne Du Maurier’in çok satan kitabından uyarlanan filmde, Laurence Olivier’in başını çektiği çok iyi bir oyuncu kadrosunun yanı sıra gerilim ustası yönetmenimizin mahareti ile malikâne bile adeta rol kesiyor.

Kocasının eski eşinin hatırası altında bunalan yeni gelinin hissettiği gerilim sizi de sarıyor.

 

 

 

2 Kasım 2025 Pazar

EN İYİ KAN-REVAN KORKU (SPLATTER) FİLMLERİ

 

EN İYİ KAN-REVAN KORKU (SPLATTER) FİLMLERİ

 



1.    The Thing (John Carpenter – ABD -1982)

 

Film, Antarktika’da geçiyor ama ortam hızlıca cehennem sıcaklığına dönüşüyor!

“Sen benim kim olduğumu biliyor musun, ha?” sorusu bu filmde sadece bir klişe değil, kelimenin tam anlamıyla ölüm kalım meselesi. Herkes her an herkes olabilir; takım arkadaşın mı, yoksa örümcek adımlı katil bir uzaylı mı, kim bilebilir?

1951 tarihli filmin yeniden çevrimi.

 

 



 

2.    Evil Dead 2 (Sam Raimi – ABD - 1987)

 

İlk filmden sonra “daha fazla kan, çok daha fazla komedi” diyenlere gelsin ! Elektrikli testereyle önce kolunu, sonra da zombileri kesen bir adam, dans eden ölüler ve kan fışkırtan duvarlar.

B-filmlerinin zirvelerinden. “Korkuturken güldüren” değil, “güldürürken korkutan” bir şaheser.

 




 

3.    Dawn of the Dead (George A. Romero – ABD - 1978)

 

https://youtu.be/EIUJDwOAGxI?si=vEbxzfrLC6rubmOR


Zombiler AVM’de ! Kapitalizm eleştirisini daha zekice yapmak isteyen varsa buyursun denesin. “Yaşarken de alışveriş bağımlısıydık zaten…” temalı bir sosyal taşlama. Hem de kanlısından. Zombiler yavaş ama Romero’nun sistem eleştirisi hızlı.

“Night of the Living Dead” başyapıtına 10 yıl sonra bir ekleme yapıyor üstat ve (maalesef giderek kötüleşecek) 6 filmlik bir franchise serisini başlatıyor.

 




 

4.    Evil Dead (Sam Raimi – ABD - 1981)

 

Beş genç, ormanın ortasında bir kulübeye tatile gider ve sonrası cehennem... Necronomicon (H.P.Lovecraft’ın popüler kültüre kazandırdığı uydurma “Ölüler Kitabı”) ile uğraşacağınıza ders kitaplarından şaşmasaydınız iyiydi, gençler !

Düşük bütçeyle maksimum korku veren, ders gibi bir film. Kamera bile şeytani; uçuyor, kaçıyor, bağırıyor. Üç filmlik muhteşem serinin başlangıcı.

 

 



5.    Saw (James Wan – ABD - 2004)

 

“Hayatta kalma oyunu” konseptini öyle bir sundu ki sonradan çoğu vasat 11 filmlik bir seriye dönüştü efsane film. İstanbul’da açılan korku evlerine yıllarca ekmek yedirdi.

Jigsaw birader ölümcül bulmacalarla ahlak dersi veriyor ama yöntemi biraz… kanlı.

Düşük bütçeli zekice bir gerilim, hem mide kaldıran cinsten. Tuvalette başlamasından anlaşılmalıydı.

 





 

6.    Braindead (Peter Jackson – Y.Zelanda - 1992)


 https://youtu.be/emfmKqxdLhs?si=UdaM-J9vyUrNbibP


Despot annesi ile yaşayan çocuk-adamın annesi bir gün hayvanat bahçesini gezerken, değişik bir maymun türü tarafından ısırılır ve şenlik ve kan banyosu başlar.

Oedipus kompleksi ile yıllardır duş alan esas oğlanımız, bir yandan grotesk bir canavara dönüşen annesi ile bir yandan da evi basan zombilerle bir ölüm kalım tangosuna girişir.

Yüzüklerin Efendisi üçlemesinin yönetmeninden her mideye göre olmayan ama eğlenceli bir kaos !

20 Eylül 2025 Cumartesi

EN İYİ SPOR DRAMALARI

 

EN İYİ SPOR DRAMALARI


6. DAMNED UNITED – İngiltere – 2009

 

Tom Hooper’dan 70'li yılların en büyük teknik direktörü Brian Clough’nun hikayesi.

 

O zamanların devi Leeds United takımındaki 44 günlük teknik direktörlük macerasına odaklanan film, daha sonra Nottingham Forest ile futbol tarihinin tekrarı imkansız başarısına (Dört yılda 2.ligden üst üste iki yıl Avrupa Şampiyonu olmaya) giden yolu anlatan harika bir biyografik film. 

 

 

5. HOOSIERS -  ABD - 1986

 

İlk filminde yönetmen David Anspaugh beyazperdeye üçlük atıyor.

 

Tek eksiği tüm basketbol oyuncularının beyaz olması ama dönem filmi olduğu için bu da göz ardı edilebilir. ABD’nin hiç masum olmayan bir döneminde, 50’lilerde geçen bir underdog hikayesi bu sonuçta.

 

İkinci şansların, dostlukların, kırgınlıkların, geri dönüşlerin harika anlatımı. Gene Hackman ve Dennis Hopper karşılıklı döktürüyor. Slam Dunk !

 

 

 

4. ROCCO VE KARDEŞLERİ - İTALYA – 1960

 

İtalyan auteur yönetmen Luchino Visconti’nin Alain Delon’u maksimum verimle yönettiği bir sinema klasiği.

 

Kaliteli bir Akdeniz melodramı olan film, büyük şehre göç edip, hayata tutunmaya çalışan bir ailenin yaşadığı iniş çıkışları müthiş bir gerçeklilikle veriyor. Venedik Film Festivali Jüri özel ödüllü.

 

 

3. ROCKY - ABD – 1976

 

3 filmlik Creed serisini de sayarsak, toplam 8 devam filmine sahip tüm zamanların en ünlü boks filmi ve franchise’ı.

 

Sylvester Stallone’nun bir daha ulaşamadığı aktörlük ve senaristlik zirvesi. 10 dalda Oscar adayı olup, en iyi film, yönetmen (John G. Avildsen) ve kurgu dallarında ödüle uzanan alçak gönüllü “underdog” epiği.

 

 

2. RAGING BULL  - ABD – 1980

 

Robert DeNiro’nun ikinci ve sonuncu Oscar’ını kazandığı film, usta yönetmen Martin Scorsese ile en verimli işbirliği.

 

8 dalda Oscar’a aday olup, sadece ikisini kazanan ve Scorsese’in şaşırtıcı bir şekilde (sanırım o zamanki şöhret farkıyla) en iyi yönetmen ödülünü Robert Redford’a kaptırdığı film, İtalyan asıllı Amerikalı boksör Jake LaMotta’nın hayatını anlatıyor. Siyah beyaz bir modern zaman klasiği.

 

 

1. CEHENNEMDE İKİ DEVRE - Macaristan - 1961

 

Macar auteur yönetmen Zoltan Fabri, Ukrayna’da geçen gerçek bir olayı Macaristan’a taşımış. Hitler’in doğum gününde Naziler esirleri Macarlarla bir maç düzenler. Macar takımının en önemli oyuncusu da eski Milli oyuncu Onodi’dir.

 

İnsani koşullar sağlanması karşılığında kaptanlığı ve antrenörlüğü kabul eden Onodi, arkadaşları ile fırsatını bulduğunda firar ederler. Ancak, yakalanıp, maça çıkmaya zorlanırlar. Gerisi tarihin epik bir sayfasının kusursuz aktarımı.


1 Temmuz 2024 Pazartesi

1999’un EN İYİ 7 FİLMİ - ÇEYREK ASIRLIK HAZİNELER

 





ÇEYREK ASIRLIK HAZİNELER  – 1999’un EN İYİ 7 FİLMİ







7. GALAXY QUEST – DEAN PARISOT (ABD)


İlhamını Star Trek (Uzay Yolu) dizisinden alan, geniş ve çok iyi bir oyuncu kadrosuna sahip dört dörtlük parodi.


Uzayda tesadüfen sinyalini yakalayıp seyrettikleri TV dizisini gerçek sanıp, gezegenlerinin işgalcilerine karşı çok da akıllı olmayan aktör kahramanlarımızdan yardım isteyen sempatik uzaylıların eğlenceli hikâyesi.







6. GREEN MILE – FRANK DARABONT (ABD)


Stephen King’in korkutmayan doğa üstü romanlarından biri olan Yeşil Yol’u onun favori yönetmenlerinden, IMDb’ye göre dünyanın en sevilen filmi “The Shawshank Redemption”ın da yönetmeni olan Frank Darabont yönetmiş.


Sırf siyahi olduğu için haksız yere idama mahkum edilmiş doğaüstü bir insanın fantastik öyküsünü izlerken üç saatin nasıl geçtiğini hiç anlamıyorsunuz.








5. DOGMA – KEVIN SMITH (ABD)


Çizgi roman yazarı, senarist, yönetmen Kevin Smith’ten organize dinin absürtlüğü üzerine yapılmış çok komik, çok sağlam bir film.


Başpiskoposu ünlü ateist komedyen, benim de favori stand up sanatçım George Carlin’e oynatmak; tanrıyı kadın yapmak gibi hin buluşlara sahip film, katolik dininin safsatalarına, mitlerine uzak insanlara bile kendini keyifle seyrettiriyor.







4. SIXTH SENSE – M.NIGHT SHYAMALAN (ABD)


Hint asıllı ABD’li yönetmenin tüm dünyayı şaşırtan, sinema tarihinin en meşhur, en çarpıcı “twist”lerinden birine sahip filmi çok iyi oynamış üç oyuncunun omuzlarında hak ettiği yere geliyor.


Çıktığı günden bu yana sayısız popüler kültür eserine referans olmuş bir modern zaman klasiği.








3. PRINCESS MONONOKE – HAYAO MIYAZAKI (JAPONYA)


Anime sinemasının dünyadaki en büyük ustası Miyazaki’nin başyapıtlarından.


Güçlü bir çevreci mesajı dozunda bir şiddet içeren canlı bir anlatımla veren tüm zamanların en iyi anime filmlerinden biri. Japon mitlerinin perdede sanatsal ve eşsiz bir tasviri.







2. MATRIX – A.& L. WACHOWSKI (ABD)


Sonradan sırayla cinsiyet değiştirme ameliyatı geçirip kız kardeşler olan Wachowski Biraderlerin yeni bir yüzyılın eşiğinde çığır açıcı filmi.


Keşke devamı gelmeseydi dedirten (hele ki kadın olduktan sonra çektikleri korkunç kötü son film) bir bilim kurgu başyapıtı. Felsefi açılımlarının yanı sıra çok başarılı bir aksiyon filmi.






1.FIGHT CLUB – DAVID FINCHER (ABD)


Millenyuma bir kala anarşist bir çığlık, dövüş kulübündeki yumruklar gibi sarsan bir film.


Chuck Palaniuk’un eserinden sinemaya uyarlanan film, sürpriz finali ile kelimenin tam anlamıyla bomba gibi bir kapanış (ve belki de başlangıç) manifestosuna sahip. 


21 Temmuz 2023 Cuma

EN İYİ RESTORAN FİLMLERİ

 



EN İYİ RESTORAN FİLMLERİ






6. DINNER RUSH – ABD - 2000


İtalyan mutfağının bol kepçe yemekleri ve ateşli aşçıları kıvamında tam bir karakter çalışması. Yönetmen Bob Grimaldi, iki film festivalinde en iyi yönetmen ödülünü almış.


Altının ateşi kademe kademe açılan, yapımı zahmetli bir ravioli gibi izleyeni yavaş yavaş kendine bağlayan bir film. Mafya ile başı belada olan bir restoran sahibi ve elemanlarının heyecanlı bir gecesini anlatan film, pek bilinmeyen bir gizli mücevher.






5. PERFECT SENSE – İNGİLTERE - 2011 


İnsanların beş duyularının (koku duyusundan başlayarak) sırayla kaybolmaya başladığı bir dünyada bir aşçı ile bilim kadının aşkı anlatılıyor. 


Bildiğimiz dünyanın “gözlerimizin” önünde yavaş yavaş değişerek tarihe karışmasının iki insanın sevgisi üzerinden verildiği özgün bir film.


Gerilimli dramların başarılı yönetmeni David Mackenzie’den.






4. RATATOUILLE – ABD - 2007


En iyi animasyon yönetmenlerinden Brad Bird’den çok iyi bir komedi. 


Yemek yapmasını çok iyi bilen bir farenin gizli yardımcılığıyla bir aşçı yamağının giderek usta bir aşçıya evrilmesinin hikâyesi.


Usta komedyenlerin ve veteran karakter oyuncularının seslendirdiği filmi mutlaka orijinal dilinde seyredin (çocuğunuzla seyretmiyorsanız tabi)


En iyi animasyon film oscarı dahil ödüllere boğulmuş bir anime klasiği.





3. BIG NIGHT – ABD - 1996


Stanley Tucci ve Campbell Scott’ın yönetip, oynadığı (Tucci başrolde, Scott küçük bir rolde) film, iki İtalyan kardeşin ABD’de o dönemlerde pek tanınmayan İtalyan mutfağını maddi imkânsızlıklara rağmen idealistçe kabul ettirme çabalarını anlatıyor.


Çok sayıda ödül kazanmış, çok sağlam bir dramedi.





2. THE MENU – ABD - 2022


Mark Mylod’dan korku ve kara mizahı çok iyi harmanlayan bir “Fine dining” gerilimi.


Giderek hayatımıza yerleşen “fine dining” (müşterinin lüks bir restoranda özel ilgi ile ağırlanması) konseptini trajikomik bir şekilde ele alan film, korkutucu ve eğlenceli olmayı başarıyor.


Burada en büyük pay, efsanevi bir şefi oynayan Ralph Fiennes’te.





1. THE COOK, THE THIEF, HIS WIFE & HER LOVER – İNGİLTERE - 1989


Peter Greenaway ustanın zamanında hem dünyayı, hem İstanbul film festivali müdavimlerini şoka soktuğu çarpıcı başyapıtı.


Tutku, yemek, aşk ve ölüm arasında bol cinsellik soslu rengarenk bir dünya kurmayı başaran auteur yönetmen, parlak oyunculuklara paralel işlenmiş şaşırtıcı setlerin etkileyiciliği ile grotesk bir ortamın içine çekip bırakıyor izleyeni.


Sonunda da bomba gibi bir finalle, tıpkı abartılı bir şölenin sonu gibi bitiriyor filmini.


EN İYİ 9 KEDİ FİLMİ

  EN İYİ 9 KEDİ FİLMİ     9. THE CAT RETURNS              (Japonya - 2002)               Dünyanın en büyük animasyon ustası Hayao ...