28 Ağustos 2024 Çarşamba

EN İYİ GAZETECİLİK FİLMLERİ





1. CITIZEN KANE   (ABD – 1941)


Orson Welles’in henüz 25 yaşında iken yaptığı zamansız klasik. 


Gerek çekim açı ve teknikleri, gerekse senaryo teknikleri ile (aldığı tek Oscar) sinemaya bir çok yenilik kazandıran film, merak uyandıran hikâyesi ile de güncelliğini koruyor. Bir medya baronunun skandallarla dolu hayatı.


Yıllar boyunca yapılan bir çok en iyi film anketinde en önde ya da önlerde gelen film, gücünden hiçbir şey kaybetmedi.







2. BAŞKANIN BÜTÜN ADAMLARI   (ABD – 1976)


ABD Başkanı Nixon’ı 1974’te istifaya zorlayan Watergate Skandalı’nı ortaya çıkaran iki gazeteci rolünde Robert Redford ve Dustin Hoffman karşılıklı döktürüyorlar.


Usta yönetmen Alan J. Pakula, olayı nakış gibi işleyerek tıkır tıkır işleyen bir anlatım tarzı tutturmuş. 4 dalda Oscar kazanmış.






3. ZODIAC   (ABD - 2007)


Modern sinemanın ustalarından David Fincher’ın 60 ların spnu ve 70 lerin başında faaliyet gösteren ve asla yakalanmayan Zodiak katili hakkında yaptığı film.


Olayı takıntı haline getiren bir gazete karikatürcüsünün ve gazetesinin etrafında şekillenen hikâye, gerçeklere oldukça sadık. Ensembl oyuncu kadrosu ile de göz kamaştırıyor.






4. UNDER FIRE   (ABD – 1983)


70 lerin sonunda, devrimle yıkılmadan önce diktatör Somoza’nın baskıcı rejimiyle ezilen Nikaragua’da romantik bir üçgen eşliğinde iç savaşın dehşeti.


Gene Hackman, Nick Nolte, Joanna Cassidy, Ed Harris gibi usta oyuncular Roger Spotiswoode yönetiminde kusursuz oynamışlar.






5. THE KILLING FIELDS   (ABD – 1984)


Dünyanın gördüğü en kanlı diktatörlerden olan Pol Pot, Kamboçya’da “Yıl : Sıfır” operasyonuyla tam iki milyon insanı katletmişti.


Bu gerçek ve korkunç hikâye, Amerikalı ve Kamboçyalı iki kahramanımızın gözünden anlatılıyor. Tarihi filmlerin usta yönetmeni Roland Joffe’den. 3 dalda Oscar kazanmış.






6. ACE IN THE HOLE   (ABD – 1951)


Billy Wilder ustanın Kirk Douglas’ın en iyi oyunculuklarından biriyle yarattığı film, gözden düşmüş bir gazetecinin yerleştiği kırsal alanda yakaladığı bir hikayenin nasıl ulusal bir histeriye dönüştüğünü anlatıyor.


Günümüzün hırsla işleyen çarklarının nasıl yağlandığını on yıllar sonra bile aynı çıplaklığıyla ifşa eden değerli bir film.






7. CHINA SYNDROME   (ABD – 1979)


Nükleer bir reaktörün felakete doğru ilerlediğini gören bir çalışan insiyatif kullanır ve olayı kapamaya çalışan patronları çözüme zorlamak için insanları rehin alır. 


ABD’de yaşanan benzer olaylardan ilham alan film, birkaç yıl sonra gerçekleşecek korkunç Çernobil felaketinin de adeta gelişini önceden haber veriyor.

1 Temmuz 2024 Pazartesi

1999’un EN İYİ 7 FİLMİ - ÇEYREK ASIRLIK HAZİNELER

 





ÇEYREK ASIRLIK HAZİNELER  – 1999’un EN İYİ 7 FİLMİ







7. GALAXY QUEST – DEAN PARISOT (ABD)


İlhamını Star Trek (Uzay Yolu) dizisinden alan, geniş ve çok iyi bir oyuncu kadrosuna sahip dört dörtlük parodi.


Uzayda tesadüfen sinyalini yakalayıp seyrettikleri TV dizisini gerçek sanıp, gezegenlerinin işgalcilerine karşı çok da akıllı olmayan aktör kahramanlarımızdan yardım isteyen sempatik uzaylıların eğlenceli hikâyesi.







6. GREEN MILE – FRANK DARABONT (ABD)


Stephen King’in korkutmayan doğa üstü romanlarından biri olan Yeşil Yol’u onun favori yönetmenlerinden, IMDb’ye göre dünyanın en sevilen filmi “The Shawshank Redemption”ın da yönetmeni olan Frank Darabont yönetmiş.


Sırf siyahi olduğu için haksız yere idama mahkum edilmiş doğaüstü bir insanın fantastik öyküsünü izlerken üç saatin nasıl geçtiğini hiç anlamıyorsunuz.








5. DOGMA – KEVIN SMITH (ABD)


Çizgi roman yazarı, senarist, yönetmen Kevin Smith’ten organize dinin absürtlüğü üzerine yapılmış çok komik, çok sağlam bir film.


Başpiskoposu ünlü ateist komedyen, benim de favori stand up sanatçım George Carlin’e oynatmak; tanrıyı kadın yapmak gibi hin buluşlara sahip film, katolik dininin safsatalarına, mitlerine uzak insanlara bile kendini keyifle seyrettiriyor.







4. SIXTH SENSE – M.NIGHT SHYAMALAN (ABD)


Hint asıllı ABD’li yönetmenin tüm dünyayı şaşırtan, sinema tarihinin en meşhur, en çarpıcı “twist”lerinden birine sahip filmi çok iyi oynamış üç oyuncunun omuzlarında hak ettiği yere geliyor.


Çıktığı günden bu yana sayısız popüler kültür eserine referans olmuş bir modern zaman klasiği.








3. PRINCESS MONONOKE – HAYAO MIYAZAKI (JAPONYA)


Anime sinemasının dünyadaki en büyük ustası Miyazaki’nin başyapıtlarından.


Güçlü bir çevreci mesajı dozunda bir şiddet içeren canlı bir anlatımla veren tüm zamanların en iyi anime filmlerinden biri. Japon mitlerinin perdede sanatsal ve eşsiz bir tasviri.







2. MATRIX – A.& L. WACHOWSKI (ABD)


Sonradan sırayla cinsiyet değiştirme ameliyatı geçirip kız kardeşler olan Wachowski Biraderlerin yeni bir yüzyılın eşiğinde çığır açıcı filmi.


Keşke devamı gelmeseydi dedirten (hele ki kadın olduktan sonra çektikleri korkunç kötü son film) bir bilim kurgu başyapıtı. Felsefi açılımlarının yanı sıra çok başarılı bir aksiyon filmi.






1.FIGHT CLUB – DAVID FINCHER (ABD)


Millenyuma bir kala anarşist bir çığlık, dövüş kulübündeki yumruklar gibi sarsan bir film.


Chuck Palaniuk’un eserinden sinemaya uyarlanan film, sürpriz finali ile kelimenin tam anlamıyla bomba gibi bir kapanış (ve belki de başlangıç) manifestosuna sahip. 


6 Haziran 2024 Perşembe

EN İYİ "DC" SÜPER KAHRAMAN FİLMLERİ

 EN İYİ "DC" SÜPER KAHRAMAN FİLMLERİ






6. SUPERMAN II – RICHARD LESTER – 1980


Film çekiminin önemli bir kısmı tamamlanmışken, yönetmen Donner ile yapımcı Salkind ailesi arasında çıkan tartışma sonucu ruhu büyük ölçüde değişerek Richard Lester’ın elinde biraz daha komedi unsurlarının ağırlıkta olduğu bir filme dönüşen serinin ikinci filmi. Bundan sonra giderek kötüleşen iki devam filmi daha yapıldı ki, özellikle dördüncüsü evlere seza.


Bu filmin Donner’s Cut versiyonunu da seversiniz.








5. BATMAN BEGINS – CHRISTOPHER NOLAN - 2005 


Batman serisini şanına yaraşır şekilde tekrar canlandıran Nolan üçlemesinin ilk filmi. 


Batman/Bruce Wayne’nin çok iyi bilinen orijin öyküsüne yeni tatlar katıp; protagonistin yolculuğunu çok iyi bir şekilde aktaran, sağlam bir macera filmi karşımızdaki. 


Muhteşem kadronun tek sırıtanı başrol aktrisi, muhtemelen o zamanki kocası Tom Cruise’un torpili ile oynayan Katie Holmes. Zaten ikinci filmde değiştirildi. 







4. BATMAN RETURNS – TIM BURTON - 1992


İlk filmden daha karanlık bir atmosfer yaratarak, ilk filmdeki eşsiz Jack Nicholson’un (Joker) eksikliğini aratmayan bir Penguen (Danny DeVito) ile daha iyi bir devam filmine imza atmış Tim Burton.


Keşke seriye de devam edebilseydi de, Joel Schumacher’in yapılmış en kötü Batman filmleri ile sonuçlanmasaydı seri 90 larda.






3. SUPERMAN – RICHARD DONNER – 1978


Kaliteli çizgi roman uyarlaması yapılabileceğini ilk defa kanıtlayan, çığır açıcı ve öncü bir film.


Bir çizgi roman adaptasyonu için yapılmış ilk büyük bütçeli film, her yönüyle başarılı oldu. O dönem bir çizgi roman uyarlamaları furyasına yol açmadı ama maalesef. 







2. WATCHMEN – ZACK SNYDER - 2009


DC, bir ABD şirketi olduğu için listemin tek İngiliz orijinli çizgi romanı. Çizgi romanın dahi yazarlarından Alan Moore’un yaratısı Watchmen, 1986 yılında yayınlanmıştı ve Nixon’un hala başkan olduğu, ABD’nin Vietnam Savaşı’nı kazanarak Vietnam’ı 51. Eyaleti yaptığı alternatif bir 1985 yılında geçiyordu.


Çizgi romanın enfes kara mizah dozunu biraz kaybetse de, mümkün olduğunca sadık bir uyarlama yapmış Snyder. Sadece bazı kasting kararlarının yanlış olduğu söylenebilir.







1. THE DARK KNIGHT – CHRISTOPHER NOLAN - 2008 


Sadece tüm zamanların en iyi DC filmi değil, aynı zamanda sinema tarihinin en iyi çizgi roman uyarlamalarından biri.


Bunda asıl kahraman Batman’den rahatça sahne çalarak, Oscar kazandığını bile göremeden genç yaşta talihsizce ölen Heath Ledger’ın Joker’inin payı çok büyük.


Üçlemelerde 2. filmin en iyi film olduğu çok ender örneklerden biri. 




3 Mayıs 2024 Cuma

EN İYİ ZOMBİ FİLMLERİ

 


EN İYİ ZOMBİ FİLMLERİ





6. 28 DAYS LATER – 28 GÜN SONRA - İNGİLTERE - 2002


Danny Boyle ustanın korku janrındaki tek filmi. İyi düşünülmüş, tıkır tıkır işleyen; zeki ve eleştirel yönü neredeyse korkutucu yönüne ağır basan bir modern zombi klasiği. Hızlı hareket eden zombi filmlerinin öncülerinden. 


21. Yüzyılın başında bir virüsle yanıp kavrulan İngiltere’yi son derece gerçekçi bir şekilde aktarmış. Günümüzün oscarlı oyuncusu Cillian Murphy’yi dünyaya tanıtan film.






5. [REC] – İSPANYA – 2007


Tüm zamanların en iyi “buluntu film (found footage)” filmlerinden biri. Tüm filmin tek bir binada geçmesi de etkisini artırıyor. Üç devam filmi, iki de ABD yeniden yapımı çevrildi ama hala en iyisi bu. 


Dur duraksız bir korku festivali olan filmin çok çarpıcı bir finali var. Avrupa’dan çıkmış en iyi korku filmlerinden. Jaume Balaguero-Pazo Plaza ikilisinden.






4. EVIL DEAD II – ABD - 1987


Sam Raimi’nin harika üçlemesi “Evil Dead Trilogy”sinin en iyi filmi. Korku ve komedinin bu kadar iyi harmanlandığı film çok azdır.


Kendi mitosunu yaratan film, mükemmel Raimi üçlemesinden sonra, İki film ve bir diziden oluşan bir dünya yarattı korku filmi severlere.






3. SHAUN OF THE DEAD – İNGİLTERE - 2004 


Edgar Wright’ın Cornetto Üçlemesinin çok komik, çok özgün açılış filmi.


Simon Pegg-Nick Frost ikilisinin TV’de başladıkları işbirliklerini çok parlak bir sonuçla beyazperdeye taşıdıkları ilk filmleri. Komediye ağırlık vererek hem  güldürüyor, hem korkutuyor.






2. NIGHT OF THE LIVING DEAD – YAŞAYAN ÖLÜLERİN GECESİ - ABD - 1968


Modern zamanların zombi filmlerinin öncüsü, her yönüyle devrimci bir film. Dünyayı 68 olaylarının, ABD’yi de ırkçı baskılara karşı halk protestolarının sardığı bir dönemde filmin başkahramanını siyahi yapmak o dönem için çok cesurca bir hamleydi. 


Düşük bütçeli siyah beyaz bir yapım olması günümüz izleyicilerine hitap etmeyebilir ama zamanın eskitemediği bir klasik. George A. Romero üstadın 40 yıla yaydığı 6 filmlik (ancak ilk 4’ünü tavsiye edebileceğim)  bir seriye dönüştürdü yönetmen sonra bu filmi.





1. TRAIN TO BUSAN – ZOMBİ EKSPRESİ - G.KORE - 2016


Güney Kore’de hızla yayılan bir virüsün zombileştirdiği insanlardan kaçma çabası içindeki bir baba kızın Seul – Busan treninde zombilere ve daha da ilginci idiğer yolculara karşı verdikleri hayatta kalma savaşı. 


Bir zombi filminden çok daha fazlası. Korku, aksiyon ve dramatizasyon açısından dört dörtlük bir film. 2020’de kötü bir devam filmi daha çevirdi aynı yönetmen.



19 Mart 2024 Salı

ZAFERİN RENGİ (ATATÜRK VE FENERBAHÇE)

 



ZAFERİN RENGİ


Abdullah Oğuz’un yönetiminde Fenerbahçe’nin futbolcusu, antrenörü ve başkanı olmuş Galip Kulaksızoğlu rolünde Kubilay Aka, Mustafa Kemal rolünde Yiğit Özşener ayrıca Gülper Özdemir, Nejat İşler, Timuçin Esen gibi oyuncular her Türk’ün çok iyi özümsemesi gereken bu epik ve  gerçek hikayeyi hakkıyla yansıtmışlar.


Film, 1918-1923 arası Fenerbahçe’nin Kurtuluş Savaşı’na katkıları çerçevesinde bir halkın emperyalizme ve köleliğe karşı sergilediği direniş, başkaldırı ve özgürlüğe kavuşmasını anlatıyor.


Sizler FB'li olmayabilirsiniz ama O ve Onlar FENERBAHÇE'LİYDİ. Sizler işgal kuvvetlerinin cephaneliklerinden çalınan silahların Karadeniz’deki limanınıza Fenerbahçe’nin kayıkhanesinden gönderildiğini; vatanın kurtarılmasında aktif rol oynayan bir şahlanışın simgesi olduğunu unutabilirsiniz Fenerbahçe’nin ama…


Kurtuluş Savaşı’nda İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanı General Harrington’ın arabasını çalıp Mustafa Kemal’e hediye eden futbolcu-casuslar


Balıkçılık bahanesi ile İngilizleri kandırıp Anadolu’ya silah kaçıran sporcular


Hepsi Fenerbahçe’liydi.


Harrington, “Kurtuuş Savaşı’nı desteklediği için” 70 gün kapattığı Fenerbahçe’nin yeniden açılması kararını imzalarken şöyle diyordu : 

“Bu ne tuhaf bir millet! Ülkelerini işgal ettik bu kadar tepki göstermediler. Fenerbahçe'yi kapattık hepsi ayaklandı.” 


Fenerbahçe sadece bir futbol kulübü değildir. 


Fenerbahçe, özgürlük mücadelesi vermiş bir ulusal teşkilatın adıdır. Fenerbahçe, emperyalizme karşı verilen ilk bağımsızlık savaşının aktif katılımcısı, emperyalist kuşatmayla çevrilen bir ulusun moral kaynağı, umut ışığıdır. 


Gazi Mustafa Kemal’in gönül verdiği Fenerbahçe, o’nun önderliğinde gerçekleşen Kurtuluş Savaşı’nın sarı-lacivert rengidir. Zaferin rengidir.


3 Mayıs 1918. M.Kemal’in Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı başlatmasına 1 yıl var. Kadıköy’e geldiğinde evinde kaldığı dostu vatanperver M. Sabri’nin (Toprak) başkanlığını yaptığı Fenerbahçe’yi ziyarete gelir.

 

Fenerbahçe'nin Anadolu'ya silah ve insan kaçırmasının esasları bu görüşmede kararlaştırılır. Ayrıca, asıl iştigal sahası olan futbol maçları üzerinden de İngilizlere sahada da unutulmaz tokatlar atılacak ve halka moral verilecektir.


Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş tapusu olan Lozan’dan “İkinci Adam” İsmet İnönü’nün takip edip (büyük yurtsever ve tabii ki Fenerbahçeli Ali Naci Karacan aracılığı ile), kutladığı Haziran 1923’teki İşgalci emperyalizmin kıçına son tekmeyi vurmak en büyük düşmanlarından Fenerbahçe’ye nasip olmuştur.


Bu ülkenin son 7 yüzyılda yaşadığı son işgalde canını, kanını, malını, terini, arzusunu, savaşını, futbolunu katarak bize bu vatanı geri kazandırmada önemli roller oynayan tüm FENERBAHÇELİLER'e sonsuz teşekkürlerimizle.




Not : En başta Sinan Meydan’ın “Kurtuluş Savaşı’nda Atatürk ve Fenerbahçe” kitabı olmak üzere, yakınlarda kaybettiğimiz Ergun Hiçyılmaz’ın “Kurtuluş Savaşı Yıllarında Fenerbahçe (Benim Adım İsyandır)”, Barış Kenaroğlu’nun “Atatürk ve Fenerbahçe” olmak üzere bu konuda yazılmış tüm kitapları öneririm.








EN İYİ 9 KEDİ FİLMİ

  EN İYİ 9 KEDİ FİLMİ     9. THE CAT RETURNS              (Japonya - 2002)               Dünyanın en büyük animasyon ustası Hayao ...