12 Şubat 2026 Perşembe

En İyi Romantik Gerilim Filmleri

 

En İyi Romantik Gerilim Filmleri







1. REAR WINDOW – ARKA PENCERE - ALFRED HITCHCOCK – ABD - 1954

James Stewart’in tekerlekli sandalyeden kalkmadan oyunculuk dersi verdiği mizah sosu unutulmamış filmin yarattığı gerilimi de tıpkı kahramanımız gibi oturduğunuz koltuktan bile hissedeceksiniz. Tam bir sinema dersi, bir başyapıt.

Geleceğin Monaco Prensesi Grace Kelly de 25 yaşının tüm güzelliği ile iyi bir oyun vermiş.

 



2. THE HANDMAIDEN – HİZMETÇİ - PARK CHAN-WOOK – G.KORE - 2016

Auteur yönetmenin erotizm, entrika ve sınıf çatışmasını ustaca iç içe geçirdiği film, izleyiciye sürekli sürprizler yapan bir yapıda ilerliyor.

Filmin görselliği ve dönem atmosferi son derece çarpıcı; ancak filmin bazı bölümlerinde tempo düşüyor. Yine de son tahlilde, güçlü kadın karakterleri ve katmanlı anlatımıyla modern bir klasik.


 


3. GONE GIRL – KAYIP KIZ - DAVID FINCHER – ABD - 2014

Gerilim ustası David Fincher, medyanın, evliliğin ve “ideal çift” mitinin karanlık yüzünü soğukkanlı bir sinizmle irdeliyor.

Ben Affleck’in donuk oyunculuğuna karşın, Rosamund Pike’ın muhteşem performansı filmin asıl itici gücü ve karakterin psikolojik karmaşıklığını ikonik hale getiriyor.

Hikâye yer yer manipülatif ve abartılı hissettirse de, izleyiciyi rahatsız eden bu ton zaten filmin temel gücünü oluşturuyor.


 


4. VERTIGO – YÜKSEKLİK KORKUSU - ALFRED HITCHCOCK – ABD - 1958

Hitchcock’un psikolojiye en çok yaslanan filmlerinden biri. Yönetmenin fetiş aktörü James Stewart’ın bu takıntılı aşık rolüne kusursuz bir Hitchcock sarışını olan Kim Novak eşlik ediyor.

Sonu çok şaşırtıcı olmadığı halde, hipnotize edici bir film. Devrimci kamera hareketleri de işin şık cilası.


 


5. DOUBLE INDEMNITY – ÇİFTE TAZMİNAT - BILLY WILDER – ABD - 1944

Film noir’ın (kara film) temel yapı taşlarından biri olan Double Indemnity, kader, açgözlülük ve suçun kaçınılmaz bedeli temalarını son derece sıkı bir senaryo ve keskin diyaloglarla işliyor.

Barbara Stanwyck’in soğuk cazibesi ve Fred MacMurray’nin içsel çöküşü, karakterleri unutulmaz kılıyor. Bazı anlatım kalıpları bugün tahmin edilebilir gelse de, türün ruhunu bu kadar saf ve etkili yansıtan çok az film var.

 

6 . REBECCA – ALFRED HITCHCOCK – ABD - 1940

Daphne Du Maurier’in çok satan kitabından uyarlanan filmde, Laurence Olivier’in başını çektiği çok iyi bir oyuncu kadrosunun yanı sıra gerilim ustası yönetmenimizin mahareti ile malikâne bile adeta rol kesiyor.

Kocasının eski eşinin hatırası altında bunalan yeni gelinin hissettiği gerilim sizi de sarıyor.

 

 

 

3 Ocak 2026 Cumartesi

EN İYİ SUÇ KOMEDİSİ FİLMLERİ

 

EN İYİ SUÇ KOMEDİSİ FİLMLERİ



1. BÜYÜK LEBOWSKI  (ABD)


Coen Biraderlerin parlak kariyerlerinin zirvelerinden. Hınzırca komik bir kara-film parodisi.

Dünyayı değil, İran halısını kurtarma peşindeki Jeff “The Dude” Lebowski’nin bir isim benzerliği ile başlayan çılgınca komik macerası, mükemmel oyuncuları kusursuz şekilde yöneten Coen Biraderlerin elinde bir kült klasiğe dönüşüyor.


 

 


2. KUNG FU HUSTLE  (H.KONG)

Yönetmen Stephen Chow’un başrolünü de üstlendiği tadından yenmez absürtlükteki Kung Fu suç komedisi. 

Protagonistin iç cevherinin ortaya çıkması üzerine yapılmış en komik filmlerinden biri. Benzerine zor rastlanılır, efekt destekli çizgi film tadında mükemmel dövüş koreografileri de cabası.

 

 


3. WILD TALES   (ARJANTİN)

Damien Szifron’un rahatlıkla Türkiye’de de geçebilirmiş diyebileceğiniz altı hikayeden oluşan hınzırca komik şiddet antolojisi. 

Adaletin pek işlemediği bir dünyada haklı intikamlarını arayanların absürt resmi geçidi. Hop, sakin birader/bacım !

 


 


4. MÖSYÖ VERDOUX  (ABD)

 

Charlie Chaplin’in yaşlılığın eşiğinde yaptığı, gerçek bir hikayeden de esinlenen kara komedisi.

 

Ekonomik krizde işinden olup, karısı ve çocuğunu geçindirmek için yaşlı kadınlarla evlenip, öldürerek miraslarına konan ama asla tam nefret edemediğiniz sevimli katilin eşsiz portresi.

 


5. FARGO  (ABD)

Coen biraderlerin (bu filmden esinlenerek yapılan bir dizisi de olan) en iyi işlerinden biri. Hınzırca kara mizahı, insan açgözlülüğünün sınırsızlığını eğlenceli bir şekilde yansıtıyor. 

Bu filmle en iyi kadın oyuncu oscar’ını kazanan Joel Coen’in karısı Frances McDormand her zamanki harika oyunculuğunu sergiliyor hamile şerif rolünde. En küçük roldeki oyuncu bile sırıtmıyor bu bıçak sırtı kara komedide.

 

 


6. PULP FICTION  (ABD)


Quentin Tarantino’nun ödüllere boğulmuş, zekice kurgulanmış kült suç komedisi klasiği.

 

Kalabalık oyuncu kadrosundaki tüm oyuncular hemen hemen kusursuz iş çıkarmışlar. En çok alıntı, gönderme yapılmış filmlerden.

 

 

7. LOCK, STOCK AND TWO SMOKING BARRELS  (İNGİLTERE)

 

Guy Ritchie’nin ilk ve en iyi filmi. Zaman zaman bu seviyeye yaklaşsa da bir daha bu ölçüde tıkır tıkır işleyen bir komedi-macera filmi yapamadı.

 

Dünyaya (bana göre) tüm zamanların en iyi aksiyon filmi oyuncusu Jason Statham’ı tanıtması da cabası.

 

 


8. THE STING  (ABD)

 

G. Roy Hill’in ikinci kez bir araya gelen efsane yakışıklılar Paul Newman ve Robert Redford’u maksimum verimlilikle yönetmiş.

 

Sevimli dolandırıcıların zekice sürprizlerle dolu senaryosuyla rahatlıkla izlenen intikam hikayesi 7 dalda Oscar kazanmıştı.

5 Aralık 2025 Cuma

BİR ASIRLIK HAZİNELER – 1925’in EN İYİ 5 FİLMİ

 

BİR ASIRLIK HAZİNELER  – 1925’in EN İYİ 5 FİLMİ

 



1.    1. Potemkin Zırhlısı  (SSCB)


Bana göre dünya sinema tarihinin en iyi filmi olan Potemkin Zırhlısı (Bronenosets Potyomkin) Sovyet sinema dehası Sergey Eisenstein’ın kurgu anlayışını devrimci bir biçimde ortaya koyduğu bir başyapıttır.

Film, 1905’te Potemkin zırhlısındaki denizcilerin isyanını anlatırken bireysel kahramanlardan çok kitlesel hareketin gücüne odaklanır. Odessa Merdivenleri sahnesi, sinema tarihinin en çok analiz edilen sekanslarından biridir,

Battleship Potemkin, sinemanın sanat olarak görülmeye başlanmasının en önemli kilometre taşıdır. Müthiş tempolu kurgusuyla da çok dinamik bir filmdir.

 



2.   2. Altına Hücum  (ABD)


Sinemayı sinema yapan insan, sinemanın en büyük dehası saydığım Charlie Chaplin’in The Gold Rush filmi, hem güldürür hem de insanlık dersi verir.

Chaplin’in “Küçük Serseri” karakteri, Alaska’nın dondurucu altın arama kamplarında yaşam mücadelesi verirken, trajedi ve komediyi ustalıkla harmanlar.

Sinema tarihine geçmiş unutulmaz sahneler barındıran film, Chaplin’in başyapıtlarından biridir.

 



3. Grev  (SSCB)

Eisenstein’ın ilk uzun metrajlı filmi Strike (Stachka), işçi sınıfının sömürülmesine karşı kolektif direnişi epik bir anlatımla sahneye taşır.

Film, işçi sınıfının bilinçlenmesini yansıtır; bu yönüyle devrimci sinemanın manifestosu gibidir.

Eisenstein, montajı sadece olayları birbirine bağlamak için değil, fikirleri çarpıştırarak yeni anlamlar yaratmak için kullanır. Grev kırıcıların saldırısı ile bir sığır kesiminin paralel kurgulanması gibi.



 

4.   4. Yedi Şans  (ABD)

Buster Keaton’un Seven Chances filmi, hem romantik bir komedi hem de fiziksel slapstick’in sınırlarını zorlayan bir maceradır.

Filmde evlenirse büyük bir miras alacağını öğrenen Keaton, yüzlerce gelin adayı tarafından kovalanırken zaman ve mekânla adeta yarışır.

Keaton’un alamet-i farikası olan donuk yüz ifadesiyle kaosun ortasında sergilediği dinginlik, filmin yüksek aksiyon temposunu mizahla başarıyla birleştirir.

 



5.    5.Operadaki Hayalet  (ABD)


Rupert Julian’ın yönettiği The Phantom of the Opera, sinemada gotik korkunun en güçlü erken temsilcilerindendir.

Binbir yüzlü adam lakaplı usta oyuncu Lon Chaney’nin kendi makyajını yaparak yarattığı hayalet karakteri, dönemin seyircisini dehşete düşürmüştür.

Film, yalnızca korku ögeleriyle değil, operanın görkemli atmosferini ve bastırılmış tutkuların karanlık yüzünü de sahneye taşır. Daha sonra defalarca sinemaya tekrar uyarlanmıştır.

 


2 Kasım 2025 Pazar

EN İYİ KAN-REVAN KORKU (SPLATTER) FİLMLERİ

 

EN İYİ KAN-REVAN KORKU (SPLATTER) FİLMLERİ

 



1.    The Thing (John Carpenter – ABD -1982)

 

Film, Antarktika’da geçiyor ama ortam hızlıca cehennem sıcaklığına dönüşüyor!

“Sen benim kim olduğumu biliyor musun, ha?” sorusu bu filmde sadece bir klişe değil, kelimenin tam anlamıyla ölüm kalım meselesi. Herkes her an herkes olabilir; takım arkadaşın mı, yoksa örümcek adımlı katil bir uzaylı mı, kim bilebilir?

1951 tarihli filmin yeniden çevrimi.

 

 



 

2.    Evil Dead 2 (Sam Raimi – ABD - 1987)

 

İlk filmden sonra “daha fazla kan, çok daha fazla komedi” diyenlere gelsin ! Elektrikli testereyle önce kolunu, sonra da zombileri kesen bir adam, dans eden ölüler ve kan fışkırtan duvarlar.

B-filmlerinin zirvelerinden. “Korkuturken güldüren” değil, “güldürürken korkutan” bir şaheser.

 




 

3.    Dawn of the Dead (George A. Romero – ABD - 1978)

 

https://youtu.be/EIUJDwOAGxI?si=vEbxzfrLC6rubmOR


Zombiler AVM’de ! Kapitalizm eleştirisini daha zekice yapmak isteyen varsa buyursun denesin. “Yaşarken de alışveriş bağımlısıydık zaten…” temalı bir sosyal taşlama. Hem de kanlısından. Zombiler yavaş ama Romero’nun sistem eleştirisi hızlı.

“Night of the Living Dead” başyapıtına 10 yıl sonra bir ekleme yapıyor üstat ve (maalesef giderek kötüleşecek) 6 filmlik bir franchise serisini başlatıyor.

 




 

4.    Evil Dead (Sam Raimi – ABD - 1981)

 

Beş genç, ormanın ortasında bir kulübeye tatile gider ve sonrası cehennem... Necronomicon (H.P.Lovecraft’ın popüler kültüre kazandırdığı uydurma “Ölüler Kitabı”) ile uğraşacağınıza ders kitaplarından şaşmasaydınız iyiydi, gençler !

Düşük bütçeyle maksimum korku veren, ders gibi bir film. Kamera bile şeytani; uçuyor, kaçıyor, bağırıyor. Üç filmlik muhteşem serinin başlangıcı.

 

 



5.    Saw (James Wan – ABD - 2004)

 

“Hayatta kalma oyunu” konseptini öyle bir sundu ki sonradan çoğu vasat 11 filmlik bir seriye dönüştü efsane film. İstanbul’da açılan korku evlerine yıllarca ekmek yedirdi.

Jigsaw birader ölümcül bulmacalarla ahlak dersi veriyor ama yöntemi biraz… kanlı.

Düşük bütçeli zekice bir gerilim, hem mide kaldıran cinsten. Tuvalette başlamasından anlaşılmalıydı.

 





 

6.    Braindead (Peter Jackson – Y.Zelanda - 1992)


 https://youtu.be/emfmKqxdLhs?si=UdaM-J9vyUrNbibP


Despot annesi ile yaşayan çocuk-adamın annesi bir gün hayvanat bahçesini gezerken, değişik bir maymun türü tarafından ısırılır ve şenlik ve kan banyosu başlar.

Oedipus kompleksi ile yıllardır duş alan esas oğlanımız, bir yandan grotesk bir canavara dönüşen annesi ile bir yandan da evi basan zombilerle bir ölüm kalım tangosuna girişir.

Yüzüklerin Efendisi üçlemesinin yönetmeninden her mideye göre olmayan ama eğlenceli bir kaos !

2 Ekim 2025 Perşembe

EN İYİ SPOR KOMEDİ FİLMLERİ

 

EN İYİ SPOR KOMEDİ FİLMLERİ

 



1. Shaolin Soccer (2001 / Hong Kong)

 

Stephen Chow’un yönettiği ve başrolünde oynadığı Shaolin Soccer, dövüş sanatları ile futbolu absürt bir komedi çerçevesinde birleştiriyor.

Filmde eski bir Shaolin keşişi, kardeşlerini bir araya getirerek bir futbol takımı kurar ve kung-fu yeteneklerini sahaya taşır. Hızlı temposu ve özgün mizahı ile Shaolin Soccer, spor komedilerinin başyapıtıdır.


 

2. Offside (2006 / İran)

 

İran’ın en önemli yönetmenlerinden Jafar Panahi’nin eseri olan Offside, diğerlerinden farklı olarak toplumsal bir komedi.

Filmde, kadınların stadyumlara girmesinin yasak olduğu İran’da, erkek kılığına girerek maça girmeye çalışan genç kadınların hikâyesi anlatılıyor. Hem trajikomik hem düşündürücü bu film, sporun toplumsal yönüne de ışık tutuyor.


 

3. Caddyshack (1980 / ABD)

 

Harold Ramis’in golf kulübünde geçen bu klasik komedsii, Bill Murray, Chevy Chase ve Rodney Dangerfield gibi yıldızlarla dolu kadrosuyla 80’lerin kült filmleri arasında yer alır.

Film, zenginlerle çalışan sınıf arasındaki çatışmaları ve golf sahasındaki absürt olayları konu alırken, tuhaf karakterleriyle bolca kahkaha vaat ediyor. 


 

4. The Waterboy (1998 / ABD)

 

Adam Sandler’ın belki en komik rolü olan Bobby Boucher, annesi tarafından baskılanan saf bir su taşıyıcısıdır. Ancak doğal yetenekleri, onu Amerikan futbolu sahalarının yıldızına dönüştürür. 

Frank Coraci’nin yönettiği The Waterboy, Sandler’ın tipik absürt mizahıyla dolu, aynı zamanda dışlanmış bir karakterin başarı hikayesini eğlenceli bir şekilde anlatıyor.


 

5. Talladega Nights: The Ballad of Ricky Bobby (2006 / ABD)

 

Komedi filmlerinin ustası Adam McKay’in yönetiminde Will Ferrel, John C.McGinley ve Sacha Baron Cohen sizi kahkahalara sürüklüyor 5. Viteste.

Ricky Bobby, NASCAR yarışlarının en hızlı ve en kibirli sürücüsüdür. Ancak yeni bir Fransız rakibin gelişiyle tahtı sallanır. Ricky’nin düşüşü ve yeniden yükselişi, Ferrell’ın kendine has mizahıyla anlatılır. 

Talladega Nights, spor hırsı ve Amerikan milliyetçiliğini tiye alan eğlenceli ve eleştirel bir film.

 


6. Mean Machine (2001 / İngiltere)

 

Vinnie Jones’un başrolde olduğu Mean MachineThe Longest Yard filminin daha eğlenceli bir uyarlamasıdır.

Bir zamanların ünlü futbolcusu Danny Meehan, hapse düştükten sonra mahkûmlardan oluşan bir futbol takımı kurar ve gardiyanlara karşı sahaya çıkar.

Barry Skolnick’in yönettiği film, futbolun birleştirici gücünü absürt bir mizahla harmanlıyor.

 

 

 


20 Eylül 2025 Cumartesi

EN İYİ SPOR DRAMALARI

 

EN İYİ SPOR DRAMALARI


6. DAMNED UNITED – İngiltere – 2009

 

Tom Hooper’dan 70'li yılların en büyük teknik direktörü Brian Clough’nun hikayesi.

 

O zamanların devi Leeds United takımındaki 44 günlük teknik direktörlük macerasına odaklanan film, daha sonra Nottingham Forest ile futbol tarihinin tekrarı imkansız başarısına (Dört yılda 2.ligden üst üste iki yıl Avrupa Şampiyonu olmaya) giden yolu anlatan harika bir biyografik film. 

 

 

5. HOOSIERS -  ABD - 1986

 

İlk filminde yönetmen David Anspaugh beyazperdeye üçlük atıyor.

 

Tek eksiği tüm basketbol oyuncularının beyaz olması ama dönem filmi olduğu için bu da göz ardı edilebilir. ABD’nin hiç masum olmayan bir döneminde, 50’lilerde geçen bir underdog hikayesi bu sonuçta.

 

İkinci şansların, dostlukların, kırgınlıkların, geri dönüşlerin harika anlatımı. Gene Hackman ve Dennis Hopper karşılıklı döktürüyor. Slam Dunk !

 

 

 

4. ROCCO VE KARDEŞLERİ - İTALYA – 1960

 

İtalyan auteur yönetmen Luchino Visconti’nin Alain Delon’u maksimum verimle yönettiği bir sinema klasiği.

 

Kaliteli bir Akdeniz melodramı olan film, büyük şehre göç edip, hayata tutunmaya çalışan bir ailenin yaşadığı iniş çıkışları müthiş bir gerçeklilikle veriyor. Venedik Film Festivali Jüri özel ödüllü.

 

 

3. ROCKY - ABD – 1976

 

3 filmlik Creed serisini de sayarsak, toplam 8 devam filmine sahip tüm zamanların en ünlü boks filmi ve franchise’ı.

 

Sylvester Stallone’nun bir daha ulaşamadığı aktörlük ve senaristlik zirvesi. 10 dalda Oscar adayı olup, en iyi film, yönetmen (John G. Avildsen) ve kurgu dallarında ödüle uzanan alçak gönüllü “underdog” epiği.

 

 

2. RAGING BULL  - ABD – 1980

 

Robert DeNiro’nun ikinci ve sonuncu Oscar’ını kazandığı film, usta yönetmen Martin Scorsese ile en verimli işbirliği.

 

8 dalda Oscar’a aday olup, sadece ikisini kazanan ve Scorsese’in şaşırtıcı bir şekilde (sanırım o zamanki şöhret farkıyla) en iyi yönetmen ödülünü Robert Redford’a kaptırdığı film, İtalyan asıllı Amerikalı boksör Jake LaMotta’nın hayatını anlatıyor. Siyah beyaz bir modern zaman klasiği.

 

 

1. CEHENNEMDE İKİ DEVRE - Macaristan - 1961

 

Macar auteur yönetmen Zoltan Fabri, Ukrayna’da geçen gerçek bir olayı Macaristan’a taşımış. Hitler’in doğum gününde Naziler esirleri Macarlarla bir maç düzenler. Macar takımının en önemli oyuncusu da eski Milli oyuncu Onodi’dir.

 

İnsani koşullar sağlanması karşılığında kaptanlığı ve antrenörlüğü kabul eden Onodi, arkadaşları ile fırsatını bulduğunda firar ederler. Ancak, yakalanıp, maça çıkmaya zorlanırlar. Gerisi tarihin epik bir sayfasının kusursuz aktarımı.


EN İYİ 9 KEDİ FİLMİ

  EN İYİ 9 KEDİ FİLMİ     9. THE CAT RETURNS              (Japonya - 2002)               Dünyanın en büyük animasyon ustası Hayao ...