7 Şubat 2025 Cuma

19. YÜZYIL EDEBİYATINDAN UYARLAMA EN İYİ FİLMLER

 


19. YÜZYIL EDEBİYATINDAN UYARLAMA EN İYİ FİLMLER





7. THE INVISIBLE MAN / GÖRÜNMEYEN ADAM   (ABD – 1933)


19. Yüzyıl bilimkurgu edebiyatı denince akla gelen iki isimden (diğeri Jules Verne) biri olan İngiliz H.G.Wells’in aynı adlı romanından (1897) daha önce “Frankenstein” ile büyük ün kazanan James Whale’in başrol oyuncusu Claude Rains’i zamanının ötesinde tekniklerle yönettiği klasik film.


Kendini görünmez yapmayı başaran bilim adamın trajedi ve gerilim dolu hikâyesi.







6. THE INNOCENTS / MASUMLAR   (İNGİLTERE – 1961)


Ünlü İngiliz edebiyatçı Henry James’in “Turn of The Screw (1898)” hikâyesinden Jack Clayton’ın uyarladığı film, birinci sınıf bir perili ev hikâyesi.


Hiçbir kanlı sahne içermeden müthiş bir gerilim atmosferi yaratmada dönemin yetenekli güzeli Deborah Kerr’in oyunculuğunun payı büyük.







5. ISLAND OF LOST SOULS / KAYIP RUHLAR ADASI   (İNGİLTERE – 1932)


Listeme üç roman uyarlamasını aldığım H.G.Wells’in “Dr. Moreau’nun Adası (1896)” klasiği birkaç kez sinemaya uyarlandı. En iyi versiyonu bu film. 


Korku filmlerinin gedikli yönetmeni Erle C. Kenton, korku filmlerinin en önemli aktörlerinden Boris Karloff ve sinemanın en büyük oyuncularından Charles Laughton. Sonuç : Tıkır tıkır işleyen parlak bir uyarlama.







4. THE TIME MACHINE / ZAMAN MAKİNESİ   (ABD – 1960)


Bilimkurgunun en büyük üstadlarından H.G.Wells’in ilk romanı “Zaman Makinesi”nden (1895) George Pal’in uyarladığı film, Hollywood etkisiyle bir başyapıt olan romanın eleştirisel tonunu koruyamasa da, zamanın testine dayanan başarılı bir çalışma olmuş.







3. DRACULA   (ABD – 1931)


1931, herhalde dünya korku sineması tarihinin en önemli kilometre taşı olmuştu. Aynı sene dünyanın en ikonik iki gotik figürü beyazperdeyi domine ettiler : Dracula ve Frankenstein.


Bram Stoker’ın 1897 tarihli aynı adlı romanından uyarlama film, hala etkisini koruyan bir başyapıt. Aynı zamanda Universal Stüdyolarının ünlü canavarlar geleneğini başlatan filmdir.







2. FRANKENSTEIN   (ABD – 1931)


Mary W. Shelley’nin dünyanın en ünlü romanlarından biri olan “Frankenstein ya da Modern Prometheus (1818)” romanının (biri çok iyi) iki de devam filmine sahip en başarılı uyarlaması.


Canavar, bakanın gözündedir.








1. IKIRU / YAŞAMAK   (JAPONYA- 1952)


Tolstoy’un “İvan İlyiç’in Ölümü (1886)” uzun hikâyesinin Japon sinemasının en büyük ismi, auteur yönetmen Akira Kurosawa tarafından yapılmış serbest uyarlaması.


Kurallara bağnazlıkla bağlı bir bürokratın, ölümcül bir hastalığa yakalandıktan sonraki ilham verici değişimini anlatan zamansız bir sinema klasiği.




3 Ocak 2025 Cuma

YARIM ASIRLIK HAZİNELER – 1975’in EN İYİ 6 FİLMİ

 YARIM ASIRLIK HAZİNELER  – 1975’in EN İYİ 6 FİLMİ





1. SALO YA DA SODOM’UN 120 GÜNÜ  (İtalya)


İtalyan sinemasının devlerinden, şair ve yazar Pier Paolo Pasolini’nin son filmi. Film henüz vizyona çıkmadan öldürülmüştü.


Marquis de Sade’ın eserinden serbestçe uyarlanan film, II. Dünya Savaşı yıllarında birkaç faşistin Kuzey İtalya’da kısa soluklu bağımsız Salo Devleti’nde 30 kadar kız/erkek genci nasıl şiddet, seks, aşağılama ve işkenceye tabii tuttuklarının anlatımı.


Faşizmin, kötülüğün en saf halinin cesurca perdeye aktaran filmin çok çarpıcı, hassas insanların kaldıramayacağı sahneleri var. Balyoz gibi bir başyapıt.





2. ONE FLEW OVER CUCKOO’S NEST  (ABD)


Büyük 5 Oscar’ı (Film, Yönetmen, Aktör, Aktris, Senaryo) kazanan tarihteki 3 filmden biri. Jack Nicholson aday gösterildiği üst üste 3. Yılda ödülü ilk kez almış oldu. Daha sonra 2 kez daha alacaktı.


Usta Çek yönetmen Milos Forman da ilk Oscar’ını bu filme alacaktı. İkincisini Amadeus (1984) ile.


Bir akıl hastanesinde geçen filmde, Jack Nicholson ve antagonist hemşire başta müthiş bir oyuncu kadrosu, oyunculuk resitali veriyorlar.






3. HABABAM SINIFI (TÜRKİYE)


Rıfat Ilgaz üstadın ölümsüz eserinden aşılamaz Ertem Eğilmez başyapıtı. Senaryo Umur Bugay’a ait. 5 tane de devam filmi yapıldı.


Gülmekten yerlere yatırır ama bazı küçük anlarda da gözünüzden birkaç damla yaş getirir. 


Sonradan hepsi efsaneleşecek kadrosuyla bu “ anlatılmaz / yaşanır “ komedi klasiğini 5 kereden az izlemiş olan bizden değildir (!).





4. JAWS   (ABD)


Sinema sektörünü değiştiren film. Dünyanın ilk “summer blockbuster”ı. Yönetmen Steven Spielberg’ü dünyaya tanıtan film.


Başından sonuna kadar bir merak ve gerilim temposu içinde ilerleyen film, açık ara sinemanın ürettiği en iyi köpekbalığı filmi. Giderek kötüleşen 4 filmlik de bir serisi var.






5. MONTY PYTHON AND THE HOLY GRAIL  (İngiltere)


İngiliz televizyonunun gelmiş geçmiş en komik skeç topluluğunun ilk sinema deneyimi, altı kişilik fantastik grubun iki Terry’sinin yönetiminde ve ortak bir senaryoyla parlak bir komedi başyapıtı olarak ortaya çıkmış.


Eksantrik ve zamansız parodilerle Kral Arthur’un hikâyesi enfes bir şekilde ti’ye alınmış.







6. DOG DAY AFTERNOON  (ABD)


Gerçek bir olaydan esinlenen film, üç amatör soyguncunun trajikomik ama heyecanlı banka soygunu hikâyesinin anlatıyor.


Soyguncularının başının (Al Pacino) amacı, kadın olmak isteyen sevgilisinin ameliyatı için para sağlamak olunca olay tam bir medya sirkine dönüyor.


Sidney Lumet ustadan en iyi senaryo Oscar’ını alan bir sosyal drama-aksiyon filmi. 


5 Aralık 2024 Perşembe

En İyi Alfred Hitchcock Filmleri

 En İyi Alfred Hitchcock Filmleri




1. PSYCHO – 1960


Sanat filmi seviyesinde bir korku filmi. Başrol aktrisini 40. Dakikada öldürecek kadar devrimci ve cesur bir başyapıt. Slasher ve belki de splatter filmlerinin öncüsü. Her türlü övgüye layık olan film, bir roman uyarlaması.


Çok uzun yıllar sonra Anthony Perkins ile sadece biri kötü olan üç de devam filmi çekildi (yine de neyse ki, görmedi bunları usta)




2. ROPE – 1948


Tek bir odada geçen; cinayeti ve de katilleri daha ilk sahneden gördüğümüz, belki de hakkı en az teslim edilmiş filmi. 


Alt ve üst metinleriyle çok başarılı bir senaryonun usta bir yönetimle birleşmesinden doğan bir klasik. Gerçek bir olaydan esinlenmiş.






3. REAR WINDOW – 1954


James Stewart’in tekerlekli sandalyeden kalkmadan oyunculuk dersi verdiği mizah sosu unutulmamış ama yarattığı gerilimi de tıpkı kahramanımız gibi oturduğunuz koltuktan bile hissedeceğiniz bir film. 


Geleceğin Monaco Prensesi Grace Kelly de 25 yaşının tüm güzelliği ile iyi bir oyun vermiş.





4. VERTIGO - 1958


Hitchcock’un psikolojiye en çok yaslanan filmlerinden biri. Yönetmenin fetiş aktörü James Stewart’a tam bir Hitchcock sarışını Kim Novak eşlik ediyor. 


Sonu çok şaşırtıcı olmadığı halde, hipnotize edici bir film.





5. NORTH BY NORTHWEST – GİZLİ TEŞKİLAT - 1959


Üstadın macera türüne en çok göz kırptığı hareketli gerilimi.


Heyecanı ve temposu hiç düşmeyen enfes bir seyirlik. Cary Grant ve Eva Marie-Saint’e çok iyi bir “kötü adam” portresi çizen James Mason eşlik ediyor.





6. THE BIRDS - 1963


Ustanın bir öncülüğü daha. Jaws’dan 12 yıl önce sinemada hayvan saldırısı filmleri çağını hem de hiç ummadığınız bir canlı türü ile başlatmış. Çok başarılı bir sonuçla. 





7. LIFEBOAT – 1944


2. Dünya Savaşı’nın ortasında çekildiği halde, gerçek hayattaki baş düşman Alman subayına insancıl bir bakış getirebildiği için çok önemli, hakkı biraz yenmiş bir gerilim.


Hemen tamamı batan bir geminin kurtarma sandalında geçen film, ilgiyi ayakta tutmayı yine de başarıyor.,






8. REBECCA – 1940


Daphne Du Maurier’in çok satan kitabından uyarlanan filmde, çok iyi oyuncuların yanı sıra auteur yönetmenimizin mahareti ile malikâne bile adeta rol kesiyor. 


Kocasının eski eşinin hatırası altında bunalan yeni gelinin hissettiği gerilim sizi de sarıyor.





9. STRANGERS ON A TRAIN - 1951


Psikopatlık seviyesini bilmediği, trende tanıştığı bir adamla mahvına yol açacak bir cinayet anlaşmasına giren adamın gerilimli macerası.


Patricia Highsmith’in romanından uyarlanan filmin senaryosunda Raymond Chandler’ın da katkısı var. Daha ne olsun.


1 Kasım 2024 Cuma

 EN İYİ BOKS FİLMLERİ





1. RAGING BULL   (ABD – 1980)


Robert DeNiro’nun ikinci ve sonuncu Oscar’ını kazandığı film, usta yönetmen Martin Scorsese ile en verimli işbirliği. 


8 dalda Oscar’a aday olup, sadece ikisini kazanan ve Scorsese’in şaşırtıcı bir şekilde (sanırım şöhret farkıyla) en iyi yönetmen ödülünü Robert Redford’a kaptırdığı film, İtalyan asıllı Amerikalı boksör Jake LaMotta’nın hayatını anlatıyor. Siyah beyaz modern zaman klasiği.






2. ROCKY   (ABD – 1976)


3 filmlik Creed serisini de sayarsak, toplam 8 devam filmine sahip tüm zamanların en ünlü boks filmi ve franchise’ı.


Sylvester Stallone’nun bir daha ulaşamadığı aktörlük ve senaristlik zirvesi. 10 dalda Oscar adayı olup, en iyi film, yönetmen ve kurgu dallarında ödüle uzanan alçak gönüllü “underdog” epiği.







3. ROCCO VE KARDEŞLERİ   (İTALYA – 1960)


İtalya’nın auteur yönetmeni Luchino Visconti’nin Alain Delon’u maksimum verimle yönettiği bir sinema klasiği.


Kaliteli bir Akdeniz melodramı olan film, büyük şehre göç edip, hayata tutunmaya çalışan bir ailenin yaşadığı iniş çıkışları müthiş bir gerçeklilikle veriyor. Venedik Film Festivali Jüri özel ödüllü.






4. MILLION DOLLAR BABY   (ABD - 2004)


Hilary Swank’ın usta yönetmen Clint Eastwood rehberliğinde ikinci Oscar’ını kazandığı film, başlarda dişi bir “Rocky” hikâyesi anlatıyor gibi gözükse de, sonuç başka limanlara da yelken açan özgün bir drama dönüşüyor.


Ödüllere boğulan başarılı filmin geri kalan üç Oscar’ını da Clint Eastwood “yönetmen, yapımcı ve aktör” olarak alıp, eşsiz bir başarıya imza attı.






5. THE SET-UP   (ABD – 1949)


Robert Wise’ın yaşlanmış boksör rolünde Robert Ryan’ı yönettiği, kara film türüne göz kırpan, derinlikli boks dramı sadece 72 dakikalık süresi ile çok sürükleyici.


Artık kariyerinin sonuna gelmiş boksörün geleceği ve onuru arasında bir seçim yapmaya zorlanmasının çelişkisi. Boks sahneleri çok ustaca çekilmiş.






6. THE HURRICANE   (ABD – 1999)


1960’larda geleceği parlak bir boksör iken, ırkçı bir tutuklamayla hatalı olarak yıllarca hapse mahkum edilen Rubin “Hurricane” Carter’ın gerçek hayat hikâyesi.


Denzel Washington, Norman Jewison’ın yönetiminde her zamanki karizmasıyla unutulmayacak bir portre çiziyor.







7. FAT CITY   (ABD – 1972)


Usta yönetmen John Huston’dan biri kariyerinin sonunda (Stacy Keach); biri başında (Jeff Bridges) iki boksörün hikâyesini anlattığı romandan uyarlama boks dramı.


Küçük insanların/boksörlerin küçük dünyası. Kaybetmeye mahkum ama düşlerinden vazgeçmeyenlere bir ağıt

EN İYİ 9 KEDİ FİLMİ

  EN İYİ 9 KEDİ FİLMİ     9. THE CAT RETURNS              (Japonya - 2002)               Dünyanın en büyük animasyon ustası Hayao ...